Umuda Mektup 2
Hanımefendi,
Malumunuz, iş hayatı çağlayanlara benzer. Bazen not defteri karalarız boşluktan, bazen yardan aşağı istikamet eden su gibi savruluruz. Bazen tüm hesapları tekrar tekrar yapmamıza rağmen zarar ederiz, bazen hiç kaybetmek istemediğimiz bir müşterimiz yok yere işi bırakır. Bazen rahatlama anları olur, kendimizi çok güvenli bir limanda, her şeye karşı güvencede hissederiz. Bazen de hiç bilmediğimiz karanlık okyanusların üzeri kara bulutlarla kaplanmışken yolumuzu kaybederiz, bir de pusulamız kaybolur. Bu serüvenleri bazen ekiple, bazen herkesle, bazen de ıssızların ortasında bir başımıza yaşarız. Her geçen gün hem bizden bir şeyler götürür istisnasız hem de bir şeyler bırakır, çekip giderken.
Hanımefendi, her şeyin ötesinde işin aslı bütün bu olanlar, bütün bu yaşananlar zihnimizin içindedir. Zihnimizde boyadığımız dünyanın renklerinde, desenindedir. Çünkü herkesin kaybı kendi zihninde bir başka renge boyanmıştır. Herkesin sevinci, kazandığından bağımsız, kendi zihninde o kazancı neye boyadığıyla alakalıdır. Hatta hiçbir şey kendinden müstakil bir kıymete dahi sahip değildir. Kıymetler, kıymeti verenin zihnindeki bir kaynaktan var olmaktadır. Ondandır her kaybedilen pazarlığın herkeste aynı reaksiyonu verdirmemesi. Ondandır her kazanılan paranın varlıklıyı başka, görgüsüzü başka etkilemesi. Ondandır her hatıranın her zihinde başka bir dünya var etmesi.
Sizin gibi tecrübeli bir profesyonelin tabii ki malumudur; diyeceğim o ki, bizler profesyonel ve sosyal hayatlarımızda onca emek, kan, ter ve gözyaşları sonucunda sadece ama sadece hatıralar biriktiririz. İşte bunca alıp satmanın, bunca icat ve yok oluşun ardında geriye kalan sadece hatıradır. Şahsım adına benim cebimde bir kaç tozlu hatıra var, bunca tantananın arasında bazen zihnime gelip kurulan. Dilerim ki sizler de nice güzel hatıralar biriktirin. Hatta en güzel hatıraları siz biriktirin.
Keyifli çalışmalar, sevgiler.
Yorumlar
Yorum Gönder