Umuda Mektup
İlk mektubumu yazmıştım Hayat’a ve Umut’a ama sabredemedim, buradan gönderiyorum.
Acemi olduğum için mi titriyor ellerim bilmiyorum ama vazgeçmeyeceğim bu kez, kararlıyım.
Bir tatlı selamının meraklı bekleyeni oldum, bir şen tebessümünün aç’ı oldum bir beyaz ekran karşısında.
Seni görüyorum sağ omzunun yanında pehlül bir bakışla ve ağzım açık.
Beni evimden alıp evine misafir eden rüzgarı neden estiriyor bilmiyorum ama iyi ki de estiriyor.
Bu rüzgar hem beni mutlu ediyor hem ruhumu ferahlatıyor en şiddetli öfkelerimde bile.
Kelimeleri satırlar arasında dans ettiren zihnimi kaskatı bir taş gibi ediyor bu rüzgar.
Ve gaflete koşmaktan terleyen, yanan hayallerimi serinletiyor.
Biliyor bu rüzgar ne yana eseceğini, fikrini fikrime katacağım, kalbini kalbime sırdaş edeceğim, ruhunu ruhuma yoldaş edeceğim sana esiyor.
Kimisi sevda diyor bu rüzgara, kimisi bir başka şey; ama ben isim bile koymuyorum Rabb’imin “Aşk” dediğine.
Yeter ki diyorum senin de kalbin aynı anda çarpsın! Olur da çarpmazsa, erken çarpan kalp ölür, seninki bir başkasıyla aynı çarpar diye.
İşte o zaman dünyamda cennetim olmaz bana “yarim” diyen; olursa da cehennemim olur bana “yan” diyen.
Umut ve dua ediyorum, beni alıp senin yanına misafir eden o mesut ve şerefli rüzgar seni de alıp benim yanıma ev sahibi yapsın diye.
Çok geceler görmedim seni rüyalarımda; karanlık gecelerime aydınlık gözlerinle uyandığım için değil, bir kere görmem yettiği için.
Senin titreyerek okuduğun rüyamı ben titreyerek yaşadım tek başıma.
Ama yine de diyemiyorum “Beni hanımefendiye aşık eden ey Sübhan Rabb’im, kalplerimizi birbirine rabt eyle” diye.
Çünkü rızamla değil rızanla gelsin cevabın sevdama istiyorum.
Sanma ki gökkuşağının bir rengine aldanır bu adam; dünya nimetlerimde gözüm yok ki dünya güzelliklerine gönül vereyim.
Her gün biraz daha unutmak değil, her geçen gün biraz daha aşık olmak istiyorum sana.
Bahanen olmasın tanımamak, tanışmamak; ya on yıldır “kardeşim” deyip de hiç bilmedikleri bir yönlerini tanımayanlara ne demeli o zaman?
Cevabın olmasın bir başka erkek, çünkü ruhumun ölmesini felç kalmasına tercih ederim. Sessizliğin olsun en son çare, acizliğimi fark etmeme.
Gülüm! Ben sana aşığım. Ben sana talibim. Sevdiğimden öte yarim olmanı istiyorum.
Endişe ve ümitle, heyecanlı bekleyişim var artık, susuşlarını ya da gülüşlerini.
Yorumlar
Yorum Gönder